Padd Solutions

Converted by Falcon Hive

Shopping /Alışveriş

How much is this ? bu ne kadar?

- Can I try it on me ?
onu deneyebilir miyim?

- Have you got smaller one?
daha küçüğü var mı?

- Could you give me anything off?
biraz ikram edebilir misiniz,düşebilir misiniz?

- I would like to buy some milk
biraz süt almak istiyorum

- I would like to buy a bottle of water
bir şişe su alabilir miyim

- I want to look anything else
başka bir şey bakmak istiyorum

- I liked that
bunu beğendim

- Shop is open / closed

mağaza açık / kapalı


Devamını Okuyun / Read More >>>

Yol Tarif Etme - Directions

Bu adrese git-mek istiyorum.


Marmaris'e git-mek istiyorum.

Tren istasyonu-na gitmek istiyorum.

Tuvalet nerede?

Otobüs durağı nerede?

Otel adresim budur.

Sola dönünüz.

En kestirme yol burası.

Üçüncü caddeden sola dönünüz.

Biraz ilerleyiniz, sağa dönünüz.

Köprüden geçince sağa dönünüz.

Sonra bir daha sorunuz.

Oraya otobüsle gidebilirsiniz.

Karşıda.

Üçüncü sokak.

Birinci cadde.

Çok yakın.

Meydan.

Üçüncü bina.

Biraz uzak.

Sultanahmet'e ne taraftan gidebiliriz?

Lütfen bana haritada yolu gösterirmisiniz?

Şile buraya ne kadar uzakta?

Afedersiniz, Ayasofya'ya gi-den yol bu mu?

Bu yol tek yönlü mü?

Doğru yolda mıyım?

İzmit'e giden yola nasıl çıkabilirim?

Sakarya'ya kadar dosdoğru gidin.

Yüz metre ilerden sola dönün.

Yanlış yolda-sınız, sekiz kilometre kadar geri gidin.

Bu bölgenin yol haritası var mı?


Nerede ... bulabilirim?

Buraya ne ka-dar uzaklıkta ?

Oraya nasıl giderim ?

En yakın....?

I want to go to this address.

I want to go to Marmaris.

I want to go to the train station.

Where's the toilet?

Where's the bus stop?

This is my hotel address.

Turn left.

This is the shortcut.

Turn left at the third street.

Walk a little, then turn right.

After crossing the bridge turn right.

Later ask again.

You can go there by bus.

It's across the street.

The third street.

The first street.

It's very near.

Square.

The third building.

It's a little far.

How can I go to Sultanahmet?

Can you show me the way on the map?

How far is Şile from here?

Excuse me, is this the way to Ayasofya?

Is this a one way street?

Am I on the right way?

How can I get to the road to İzmit?

Go straight ahead until Sakarya.

Turn left after 100 meters.

You are on the wrong way, go back for 8 km.

Do you have a map of this area?

Where can I find ?

How far is it ?

How do I get there?

The closest....?


Devamını Okuyun / Read More >>>
Dil Sorunları

Do you speak English?

Does anybody here speak English?

I don't speak English.

Do you understeand?

I understand.

I don't understand.

I don't know.

Please, speak more slowly.

I can understand, if you speak more slowly.

Could you spell it?

Please write it down.

What does that mean in English?

What do you call in English?

Can you translate this for me?

İngilizce biliyor musunuz?

Burada birisi İngilizce biliyor mu?

İngilizce bilmiyorum.

Anlıyor musunuz?

Anlıyorum.

Anlamıyorum.

Bilmiyorum.

Lütfen daha yavaş konuşun.

Daha yavaş konuşursanız anlayabilirim.

Heceler misiniz?

Onu yazar mısınız?

O İngilizce'de ne anlama gelir?

İngilizce'de buna ne denir?

Bunu bana tercüme edebilir misiniz?


Devamını Okuyun / Read More >>>
Temel Sorular

What?

Who?

How?

Why?

Where?

How much?

How many?

When?

Which?

How far?

How can i get there?

How long?

What must I do?

Where can I find .......?

Where can I get .......?

What's the matter?

How are you?

What would you like?

Do you have .......?

Can you help me?

Can I help you?

Can you tell me?

Can you show me .....?

Ne?

Kim?

Nasıl?

Neden?

Nerede?

Ne Kadar?

Kaç Tane?

Ne Zaman?

Hangi?

Ne Kadar Uzaklıkta?

Oraya Nasıl Gidebilirim?

Ne Kadar Zamandır?

Ne yapmalıyım?

Nerede.......bulabilirim?

Nerede.......alabilirim?

Sorun nedir?

Nasılsınız?

Ne istiyorsunuz?

Sizde ......... var mı?

Bana yardım eder misiniz?

Size yardım edebilir miyim?

Bana söyleyebilir misiniz?

Bana........ gösterebilir misiniz?


Thnx you user;)


Devamını Okuyun / Read More >>>
Selamlaşmalar


Hello/hi

Good morning

Good day

Good evening

Good night

Nice to meet you

Welcome

Have a good holiday

Good lucly

Best wishes

Happy new year

Happy birthday

How are you?

Fine, thanks and you?

How is your wife/husband?

See you tomorrow

Good bye


Merhaba

Günaydın

İyi günler

İyi akşamlar

İyi geceler

Tanıştığımıza memnun oldum

Hoşgeldiniz

İyi yolculuklar

İyi şanslar

İyi dileklerimle

İyi yıllar

Mutlu yıllar

Nasılsınız?

İyi, teşekkürler, ya siz?

Eşiniz nasıl?

Yarın görüşürüz

Güle güle


Devamını Okuyun / Read More >>>
Future Perfect Tense - Gelecek Zaman
Future Perfect Tense
İngilizcede gelecekte belli bir tarihe kadar bitirilecek olan bir olayı anlatan Gelecek Zaman

İngilizce'de Future Perfect Tense konuşulan andan, gelecekteki belirli bir zamana kadar geçen süre içinde yapılacak olan işleri anlatır. Yapılacak olan işin, ilerideki belli bir zamana kadar bitirilecek olması önemlidir. Yani işin ne zaman yapılacağı belli değil, ne zamana kadar yapılıp bitirilmiş olacağı bellidir.

“Future Perfect Tense” cümleler “Present Perfect Tense” cümledeki özne ile yardımcı fiil “have” arasına ikinci bir yardımcı fiil olan “will” eklemek sureti ile yapılır.

I have written. (Present Perfect Tense)
Yazdım. (Yazmış bulunuyorum.)

I will have written. (Future Perfect Tense)
Yazmış olacağım.

Özne

1.yardımcı fiil

2.yardımcı fiil

Asıl fiilin 3.şekli

I

will

have

written.

Yazmış olacağım.

I will write a letter to my father next Sunday.
Babama gelecek Pazar bir mektup yazacağım.

Burada konuiulan an, diyelim ki Çarşamba ise mektubu Pazar günü yazacağım demektir. Yani kesinlikle Perşembe, Cuma, Cumartesi yazmam söz konusu değildir. Bu “The Future Tense” bir cümledir.

“Future Perfect Tense” de ise bana bir süre tanınmıştır. O süre Pazar günüdür. Ve ben istersem konuştuğum an olan Çarşamba günü, konuştuktan sonra mektubumu yazar bitiririm. İstersem Perşembe günü yazarım veya Cumartesi günü yani bana tanınan sürenin sonunda yazarım. Fakat işi tanınan süre içinde tamamlamış olurum. İşte “Future Perfect Tense”in özelliği budur.

I will have written a letter to my father by Sunday.
Pazara kadar babama bir mektup yazmış olacağım.

We will have learnt English by June.
Biz Haziran’a kadar İngilizce’yi öğrenmiş olacağız.

Ayşe will have come here by five o’clock.
Ayşe saat beşe kadar buraya gelmiş olacak.

Tom will have finished his exercises by the time of the exam.
Tom sınav zamanına kadar eksersizlerini bitirmiş olacak.

The children will have eaten the cakes by the time you bring the tea.
Sen çayı getirinceye kadar çocuklar kekleri yemiş olacaklar.

“Present Perfect Tense” te bir işin yapılmış sayılması için tanınan süre konuştuğumuz andır. Yani bir işin sonsuz geçmişten, konuştuğumuz ana kadar yapılıp yapılmadığı önemlidir.

“ Past Perfect Tense” te bir işin sonsuz geçmişten, konuştuğumuz andan daha önce belirli bir ana veya olaya kadar yapılıp yapılmadığı önemlidir.

“Future Perfect Tense” te ise bir işin konuştuğumuz andan sonra, gelecekte belirtilen bir zamana kadar yapılmış olacağı veya olmayacağı önemlidir.

I have painted my room. (Present Perfect Tense)
Ben odamı boyadım.

I had painted my room before you came. (Past Perfect Tense)
Sen gelmeden önce ben odamı boyamıştım.

I will have painted my room before you come. (Future Perfect Tense)
Sen gelmeden önce ben odamı boyamış olacağım.

Ali will have come here before Ayşe comes.
Ayşe gelmeden önce, Ali buraya gelmiş olacak.

He will have finished this by dinner time.
O, bunu
akşam yemeğine kadar bitirmiş olacak.

In two years time we will have travelled all around the world.
İki yıl içinde bütün dünyayı dolaşmış olacağız.

They will have completed the new bridge by April.
Nisan’a kadar yeni köprüyü bitirmiş olacaklar.

I will have finished reading your book by the time you arrive.
Sen gelinceye kadar kitabını okumayı bitirmiş olacağım.

The mouse will have escaped from the kitchen before the cat comes.
Kedi gelmeden önce fare mutfaktan kaçmış olacak.

I will have spent all my money by the end of the month.
Ay sonuna kadar bütün paramı harcamış olacağım.

He will have solved his problem by the end of the week.
O, hafta sonuna kadar problemini halletmiş olacak.

Eğer bir cümlede birden fazla yardımcı fiil varsa, önemli olan birinci yardımcı fiildir ve gerekli değişiklikler onun üzerinde yapılır. Bu sebepten “Future Perfect Tense” cümlelerde 3. Tekil şahıslarda “has” değil “have” kullanılır.

“Future Perfect Tense”i olumsuz yapmak için, “will” yardımcı fiilinden sonra olumsuzluk eki “not” getirilir.

He will not have finished eating in five minutes time.
O, beş dakika içinde yemeğini bitirmiş olmayacak.

They will not have gone to Ankara in six hours time.
Onlar altı saat içinde Ankara’ya gitmiş olmayacaklar.

Kısaltılmış şekli:

They won’t have cleaned the house in three hours time.
Onlar üç saat içinde evi temizlemiş olmayacaklar.

“The Future Perfect Tense” soru cümlelerini kurarken de diğer “Future Tense”lerde olduğu gibi “will” veya “shall” yardımcı fiilini başa alacağız ve özne ondan sonra gelecek.

Will she have cooked the meal until we come home?
O, biz eve gelinceye kadar yemeği pişirmiş olacak mı?

Will you have finished your work by tomorrow?
Siz yarına kadar işinizi bitirmiş olacak mısınız?

Will she have gone when I arrive there?
Ben oraya vardığım zaman, o gitmiş olacak mı?

Olumsuz soru,

Will you not have read this book by tomorrow?
Yarına kadar bu kitabı okumuş olmayacak mısınız?

Bu şekil genellikle kısaltılmış olarak kullanılır.

Won’t they have completed the new road by next year?
Yeni yolu gelecek yıla kadar tamamlamış olmayacaklar mı?

Won’t you have painted your room by Friday?
Cuma gününe kadar, sen odanı boyamış olmayacak mısınız?







Devamını Okuyun / Read More >>>
İngilizce Dersler| Simple Present Tense | Geniş Zaman | İngilizce Gramer Ders




* Present Simple Tense yani geniş zamanı tekrarlanan olaylardan bahsederken kullanmaktayız. Örneğin hergün 7de kalktığımızı, 8de evde çıktığımızı, her hafta sinemaya gittiğimizi geniş zaman ile anlatmaktayız.Geniş zamanda sıkça kullanılan zaman zarfları şunlardır:
- always: her zaman
- usually: genellikle
- often: sık sık
- sometimes: bazen
- never: hiç
- every day: her gün
- every morning: he sabah
- every year: her yıl

* Present simple tense" te fiillerin kullanımı cümlenin öznesine göre değişmektedir. Dört aynı cümleyi öznelerini değiştirerek inceleyelim:

- I get up at 7 o"clock every day.
(Her gün 7de kalkarım.)
- Buse gets up at 7 o"clock every day.
(Buse her gün 7de kalkar)
- Burak gets up at 7 o"clock every day.
(Burak her gün 7de kalkar.)
- Our dog, Boncuk gets up at 7 o"clock every day.
(Köpeğimiz Boncuk her gün 7de kalkar.)
- You get up at 7 o"clock every day.
(Sen her gün 7de kalkarsın.)
- Tuna and Can get up at 7 o"clock every day.
(Tuna ve Can her gün 7de kalkarlar.)
- My sister and me get up at 7 o"clock every day.
(Ablam ve ben her gün 7de kalkarız.

*Yedi öznede de fiilin nasıl değiştiğini cümlelerde görmekteyiz.Fiil olarak "get up" yani kalkmak,uyanmak anlamında olan fiili seçtik.
"I", yani özne olarak ben kullandığımızda fiilde bir değişiklik olmadı.
İkinci cümlede özne "Buse" dir.Buse yerine "she" de diyebiliriz. Bu cümlede fiile -s takısı gelmiş ve fiil değişmiştir.

Üçüncü cümlede özne olarak "Burak" kullanılmıştır, Burak yerine "he" de diyebiliriz. Burada da fiil -s takısı almıştır.
Bir sonraki cümlede özne "bizim köpeğimiz Boncuk", İngilizce"de hayvanlar ve cansız varlıklar için "it" dendiğini burada da hatırlarlatalım. Fiil burada da -s takısı almıştır.
Diğer cümlede "you", sen öznesiyle birlikte kullanılan get up fiilinde bir değişiklik olmamıştır.
"Tuna ve Can" iki kişidirler, "they" (onlar) de kullanabiliriz. Get up fiiline hiç bir ek gelmemiştir.
"Ablam ve ben", burda da birden fazla kişiden yani "we" (biz)den bahsetmektedir. Burda da get up ta değişiklik olmamıştır.

*Simple present tense" te:
-I, You, We, They öznelerinde fiilde değişiklik olmaz.
-He, She, It öznelerinde fiile -s takısı getirilir.

Examples
-I go to school with my friend. (Okula arkadaşım ile birlikte giderim.)
-Susan does her homework in the evenings. (Susan ödevlerini akşamları yapar.)
-My sister watches television every morning. (Kız kardeşim her sabah televizyon izler)
-My brother plays football every weekend. (Kardeşim her hafta sonu futbol oynar.)
-We go to the cinema every Saturday. (Her cumartesi sinemaya gideriz.)
-My mother goes to shopping centre on Sundays. (Annem pazar günleri alışveriş merkezine gider.)
-They go on holiday every summer. (Onlar her yaz tatile çıkarlar.)

Negative Form


*Geniş zamanın olumsuzunda bilmemiz gereken iki tane takı vardır:
don"t ve doesn"t
*don"t: Don"t, düz cümlede -s takısı getirmediğimiz öznelerin kullanıldığı cümlelerde, olumsuzluk anlamı vermek için kullanılmaktadır.
- I don"t get up at 7 o"clock every day.(Her gün 7de kalkmam.)
- You don"t get up at 7 o"clock every day. (Sen her gün 7de kalkmazsın.)
- Tuna and Can don"t get up at 7 o"clock every day.( Tuna ve Can her gün 7de kalkmazlar.)
- My sister and me don"t get up at 7 o"clock every day. (Ablam ve ben her gün 7de kalkmayız).
- I don"t go to school with my friend. (Okula arkadaşım ile gitmem.)
- We don"t go to the cinema every Saturday. (Her cumartesi sinemaya gitmeyiz.)
- They don"t go on holiday every summer. (Onlar her yaz tatile gitmezler.)

*doesn"t:Düz cümlede kullandığımız bazı öznelerde fiile -s takısı getirmek zorundaydık. Bu öznelerin bulunduğu cümleyi olumsuz yapmak için doesn"t kullanıyoruz. Fakat doesn"t ile olumsuz yaptığımız bu cümlede fiile -s takısı kesinlikle getirmiyoruz.

- Buse doesn"tget up at 7 o"clock every day. (Buse her gün 7de kalkmaz)
- My sister doesn"t watch television every morning. (Kız kardeşim her sabah televizyon izlemez.)
- My brother doesn"t play football every weekend. (Kardeşim her hafta sonu futbol oynamaz.)

Question Form


*Present tense te soru oluştururken de cümlede kullanılan özneye dikkat etmeliyiz. Burada sadece yes ve no diye cevap vereceğimiz soruları göreceğiz.
*Soru sorarken de olumsuz yaparken kullandığımız do ve does takıları kullanmaktayız:
- Do you get up at 7 oclock? (7de mi kalkarsın?)
Yes, I do. (Evet, öyle.)
- Do they go on holiday every summer? (Onlar her yaz tatile giderler mi?)
No, they don"t. (Hayır, gitmezler.)
- Do your father and your mother go shopping every week? (Annen ve baban her hafta alışverişe gider mi?)
Yes, they do. (Evet, yaparlar.)
- Does Canan do her homework evey day? (Canan ödevlerini her gün yapar mı?)
No, she doesn"t. (Hayır yapmaz.)
- Does your brother play football every Saturday? (Erkek kardeşin her cumartesi futbol oynar mı?)
Yes, he does. (Evet, oynar.)


İngilizce öğrenmeli miyim, ingilizce zor mudur, ingilizce dersleri zor geliyor, ingilizce ne kadar sürede öğrenilir nerden çıktı bu ingilizce, ingilizce öğrenipte napıcam, ingilizce hızlı öğrenilir mi, ingilizce kolay öğrenilir mi ingilizce kurslarına gitmeli miyim, kursun faydası olur mu, ingilizce kursları pahalı mıdır, ingilizce kursuna verdiğim para boşa gider mi Kursa gitmeden ingilizceyi kendim öğrenebilir miyim, hangi kursa gitmeliyim, özel ingilizce dersi almalı mıyım özel dersin faydası olur mu, ingilizce sınavlarına nasıl hazırlanmalıyım, yurt dışında ingilizce öğrenmek daha mı kolaydır

Arkadaşlar ingilizce öğrenmek istiyorsanız kafanızı yukardaki sorulardan arındırın bu soruların cevabı basit, ingilizceyi öğrenmenizin kesinlikle size yararı olacaktır ve ingilizceyi yardım almadan öğrenemezsiniz. Bu yardımı okulunuzdaki ingilizce öğretmeninizden, dersanenizden, sitemiz ve diğer internet kaynaklarından alabilirsiniz. Kısa sürede ingilizce öğrenmek hayaldir, en az bir iki sene sıkı çalışmanız gerekir.
Devamını Okuyun / Read More >>>